İlişkilerde Aşırı Fedakârlık
Kendinizi feda ettiğinizi düşündüğünüz ilişkilerde neye ihtiyacınız var? Bu soruyla başlamamın sebebi aşırı fedakar olduğumuz ilişkilerde kendi ihtiyaçlarımızı sorgulamadığımız gerçeğiyle yüzleşmek. Fedakarlık örüntülerinde başkasının ihtiyacını kendi ihtiyacımızın önüne koyarız. Hatta çoğu zaman bize sıra gelmeyebilir. İlişkideki roller, beklentiler ve sınırlar da fark etmesek de bu örüntüyle birlikte şekillenebilir.
Fedakarlığın bize nasıl öğretildiği konusunda birçok örneğe yer verebiliriz. Güzel bir yemeği kendisi yemeyip çocuklarına yediren bir annede de görebiliriz, yorgun ve hasta olmasına rağmen komşusuna yardım eden bir babada da görebiliriz. Bu örnekleri vermemin sebeplerinden biri büyüdüğümüz ailede bu fedakarlık örüntüleriyle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olması. İlişki kurmayı da doğduğumuz, büyüdüğümüz evde öğrenmeye başladığımızı düşünürsek sonrasında kurduğumuz ilişkilerde fedakarlık örüntülerinin aralara sızması normaldir. Aslında bir çocuğun ihtiyacı, aşırı fedakar bir ebeveyn değil kendi iyi oluşuyla ilgilenmeyi bilen bir ebeveyndir. Anne ve babadan bahsetmişken, onların eş ilişkilerindeki gözlemlediğimiz fedakarlık örüntüleri de romantik ilişkilerimizde kendini gösterebilir. Bir gününü eşinin mutlu olacağını düşünerek sevdiği yemekleri yaparak, evi temizleyerek, bütün sorumluluğu alarak geçiren bir kadının kendi istek ve ihtiyaçlarına önemsiz ve ertelenebilir olarak bakması ve kendi iyi oluşuyla ilgilenmemesi eşler arasındaki aşırı fedakarlığa bir örnek olabilir. Ya da evin maddi sorumluluğunu üstlenen bir erkeğin eşine daha iyi koşullar sağlama niyetiyle uyku ve sağlık koşullarını göz ardı edip mesai saatlerini artırması da başka bir örnek olabilir.
İlişkideki aşırı fedakar olan kişi, ihtiyaçlarının karşılanmadığı, alma-verme dengesinde alamadığı, görülmediği, anlaşılmadığı, kendisine çaba-özen gösterilmediği bir tabloyla karşılaşabilir. Bu yüzden çoğu zaman fedakar olan kişi karşılık alamadığında yoğun bir öfke yaşar. Beraberinde ‘’Ben onun için bu zamana kadar neler yaptım, bir de onun yaptığına bak’’ gibi bir savunma eşlik eder. İlişkinin bir evresinde aşırı fedakar olan kişinin gösterdiği çaba ilişkide normalleşir, olması gereken olarak görülür. Hatta her durumda kendini feda ettiği için, nadir de olsa kendi ihtiyaçlarına odaklandığı durumda garipsenir, kabul edilmeyebilir. Bu döngüde aşırı fedakar olan kişi de kendi ihtiyaçlarına odaklanmayı denerken bencillik gibi tanımlamalar yapar ve rahatsız olur. Aşırı fedakarlığın ilişkide dengelenmesi gerekir. Aynı zamanda ilişkideki rollerin ve beklentilerin de düzenlenmesi önemlidir.
Kendimizle kurduğumuz ilişkiyi tekrar gözden geçirmenin bu konuda önemli olduğunu düşünüyorum. Kendimize değer vermenin somut bir göstergesi de ihtiyaçlarımıza ne kadar duyarlı olduğumuzdur. Bize ait olan ne varsa iç dünyamızda ona önem vermenin, desteklemenin bir yolunu bulmalıyız. Fedakarlık adı altında başkasına gösterdiğimiz sabrı, özeni ve ilgiyi kendimize göstermeyi öğrenirsek ilişkilerimizde alma-verme dengesini kurmaya başlayabiliriz. Sınırlarımızı tanıyabiliriz, güven ihtiyacımızı karşılayabiliriz.
Bu süreci bir uzmanla birlikte yönetmek ister misiniz?
Danışmanlık için hemen iletişime geçin.

